Windows Server 2012 R2 Hyper-V vs Vmware 5.5

Written by Ertan Gülen. Posted in Sanallaştırma

Yine çok parçalı bir yazıya başalyıp bitiremeyecek olmanın heyecanı içerisindeyim :)

Technet bloglarında da en az benim kadar heyecanlı yazarlar olması bizi bilgiye erişme açısından memnun etse de içerik zenginliği açısından da korkutuyor, ne zaman okuyup anlayacağız orasını kimse düşünmüyor…

6 başlık altında toplanacak olan bu seride sırası ile;

  1. Lisanslama
  2. Sanallaştırmanın Sınırları
  3. Yüksek Erişilebilirlik ve Felaket Kurtarma Senaryoları
  4. Veri Depolama
  5. Network
  6. Sanal Makine Desteği

başlıklarına değineceğiz. (kesin bitecek ya)

0. Giriş:

Bugüne kadar bir çok kez bu site üzerinde ve katıldığım etkinliklerde iki üretici arasında karşılaştırma yapma imkanı buldum ve hatta bu durumdan ciddi haz aldım. Zira benim için rekabet ürünleri ve piyasayı geliştiren en önemli faktördür. Her ne kadar birileri ürünler müşteri ihtiyacına göre şekilleniyor dese de olay bence elindeki taşı daha uzağa atmaya çalışmaktan ibaret (çok kibar benzetme oldu gibi)

açıklandığında ürün neredeyse sanallaştırma üstüne kurulmuş, gelen yeniliklerin çok büyük bir kısmı tarafında gibi cümleler kurmuştuk. R2 ile de bu gelen yeniliklerin gelişimini ve üzerine eklenenleri görüyoruz. R2 Hyper-V tarafında yeni ve güncellenen özelliklerin listesini kısaca şu şekilde sunabiliriz.

Özellik Yeni/Güncellenmiş
Shared virtual hard disk Yeni 
Resize virtual hard disk Güncellenmiş
Storage Quality of Service Yeni
migrations Güncellenmiş
Virtual machine generation Yeni
Integration services Güncellenmiş
Export Güncellenmiş
Failover Clustering and Hyper-V Güncellenmiş
Yeni
Güncellenmiş
Linux support Güncellenmiş
Management Güncellenmiş
Automatic Virtual Machine Activation Yeni

Özellikleri tek tek inceleme fırsatı bulmuş olsam da henüz yazıya aktarma fırsatı bulamadım. Yakın zamanda yapabileceğim diye umuyorum.

de 5.5 sürüm numarası ile ürünlerini güncelleyerek çok yakın zamanda piyasaya sundu. Eklenen özellikler ve yenilikleri bu tarz bir tablo yapmak benim için gayet zor çünkü gelen özellikler farklı ürünler arasında ciddi anlamda dağıtılmış durumda.

Bu yazı dizisinde olabildiğince üretici sitesinden kaynaklar gösterilerek technet blogunda yayınlanan yazıya sadık kalınarak fakat yorumlar ile zenginleştirerek size iki üreticinin sanallaştırma bakış açısını ve çözümünü aktarmaya çalışaçağım.

Tags: , , , , , , , ,

Windows Server 2012 R2 Hyper-V vs Vmware 5.5 – Yüksek Erişilebilirlik ve Felaket Kurtarma Senaryoları

Written by Ertan Gülen. Posted in Sanallaştırma

Bu yazı dizisinde olabildiğince tarafsız duruş ile özellik karşılaştıracağız desek de üreticilerin sunduğu onlarca teknolojiden hangisini ele alırsanız ona göre farklı bir tarafı öne çıkarmış olabiliyorsunuz. Yine de en çok soru gelen yada en ilgi çeken veya ihtiyaç olduğu düşünülen başlıklar ile hareket etmek sağlıklı olacaktır.

6 başlık altında toplanacak olan bu seride sırası ile;

  1. Lisanslama
  2. Sanallaştırmanın Sınırları
  3. Yüksek Erişilebilirlik ve Felaket Kurtarma Senaryoları
  4. Veri Depolama
  5. Network
  6. Sanal Makine Desteği

başlıklarınin inceleneceğini aktarmıştır Giriş yazımızda. Şimdi ise sıradaki başlığımız ile devam edelim

3. Yüksek Erişilebilirlik ve Felaket Kurtarma Senaryoları

Günümüz IT yapılarında hizmetlerin devamlılığı ve tabiki bunun yanında olağan üstü durumlara hazırlıklı olma en önemli konulardan biri halini almaya başladı. Teybe yedek alışkanlığından vazgeçilmesi, sanallaştırmanın brden fazla sunucu üzerinde çalışması, Exchange ve SQL gibi kiritk uygulamaların birden çok sunucu ile hizmet vermesi gibi bir çok örnek sayabiliriz.

Buradan konu “Bulut Bilişim” kavramına da kayabilir ki Azure ile ilgili düzenlemeye başladığım yazı dizisinde bolca bahsediliyor bu senaryolardan. Bulut ile ne alakası var derseniz de sizi yine o çok sevdiğiniz arama motorlarında Office 365 ve Microsoft Azure gibi teknolojileri araştırmaya davet edebilirim.

Fakat konumuz şuan bulut bilişimden ziyade on-premise yani fiziksel binalarımız içinde çalışan altyapılar. Hal böyle olunca da elle tutulur gözle görülür daha geleneksel sistemlerden bahsetmek gerekiyor. Bu sistemin sağlık durumundan ve erişilebilirlik seviyesinden hatta felaket halinde ne gibi çözümler üretildiğinden.

Yüksek erişilebilirlik denince bazı yerlerde bol 9’lu oranlar görebilirsiniz kısaca bu oranları açıklayıp ne demek istendiğini anlayalım

 

Erişilebilirlik % Yıl içinde Hizmet Kesintisi Ay içinde Hizmet Kesintisi Hafta içinde Hizmet Kesintisi
90%  (tek dokuz) 36,5 gün 72 saat 16,8 saat
95% 18,25 gün 36 saat 8,4 saat
97% 10,96 gün 21,6 saat 5,04 saat
98% 7,30 gün 14,4 saat 3,36 saat
99% (çift dokuz) 3,65 gün 7,20 saat 1,68 saat
99,9% (üç dokuz) 8,76 saat 43,8 dakika 10,1 dakika
99,95% 4,38 saat 21,56 dakika 5,04 dakika
99,99% (dört dokuz) 52,56 dakika 4,32 dakika 1,01 dakika
99,999% (beş dokuz) 5,26 dakika 25,9 saniye 6,05 saniye
99,9999% (altı dokuz) 31,5 saniye 2,59 saniye 0,605 saniye

Kabaca özetlemek gerekir ise tabloyu ne kadar 9 o kadar az sistem kesintisi yani bir yıl icinde sisteminiz %99,95 erişilebilir ise kesintiniz toplam 4,38 saattir. Bunun mesai saati dışına denk gelmesini de hesapladığınızda bence mesai içinde en fazla 2 saat kesinti yaşanır :) Bu arada sistem ayakta ama erişilemez olduğu durumlarda vardır ki genelde “not work” denen bileşenlerden kaynaklanır ;) (Not work= çalışmayan network)

Mevcut altyapımızda çalışan sistemlerimiz bir bakıma pamuk ipliğine bağlıdır zira donanımın yedeklenmesi, networkün, elektriğin ve uygulamaların yedeklenmesi gerekir ki bol 9’lu erişilebilirlik sağlayalım. Ne kadar yedekli yapı o kadar maliyet demek diğer biryandan da.

İşte bu para mı erişilebilirlik mi ikilemi içinde sanallaştırma çözümleri yeri geldiğinde donanımın yeri geldiğinde yazılımın hatalarına karşı bizlere koruyabilir hem de ilk başlarda bahsettiğimiz avantajlı sahip olma imkanları ile. Daha az donanım maliyeti daha sıkısık ama duzenli ve yonetilen bir sanallastırma yapısı ile maliyeti düşürdükçe erişilebilirliği arttırma şansına sahip oluyoruz.

Üreticilerin Yüksek Erişilebilirlik adına sundukları teknolojileri kısaca neden ihtiyacımız var paragraflarından sonra aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz. Sonrasında da yine öne çıkan başlıkları incelememiz gerekir.

 

Özellik Microsoft Notlar
Canlı Aktarım Migration vMotion  
Eş Zamanlı Canlı Aktarım Sınırsız Kısmen 1 Gbps network üzerinde 4 sanal makine
Ortak Depolama Alanı Olmaksızın Canlı Aktarım Shared Nothing Live Migration Enhanced vMotion  
Canlı Aktarım Esnasında Sıkıstırma Compressed Live Migration Yok  
RDMA Desteği ile Canlı Aktarım SMB-Direct Live Migration Yok Bu özelliğe sahip kartlar ile 10 kata kadar daha hızlı sanal makine aktarımı
Kümeleme İçindeki Sanal Makinelerin Aktarımı Var Yok Cluster içindeki sanal makine de taşınabilir olmalı.
Yüksek Erişilebilirlik Önceliklendirme Var Var  
Yüksek Erişilebilirlik Kuralları Var Var  
Sanal Makine İçi Servis İzleme Var – tüm servisler Var (Apache, IIS, SQL, Sharepoint gibi kısıtlı hizmetler)  
Sanal Makineler için Yük Dengeleme Dynamic Optimization DRS  
Sanal Makineler İçin Güç Dengeleme Power Optimization DRS  
Asenkron Replikasyon Replica Replication 30 saniye ile 15 Dakika bir olabilir mi
Sanal Makine İçin 3. Kopya Oluşturma Yok  
Küme Üzerinde Toplu Güncelleme Kısmen  

Geldik yine can alıcı yorum kısmına; benim için burada önemli olan ve fark yaratan ana özellik Hyper-V Replica, devamında ise Servislerin izlenmesi ve Cluster Aware Update kritik diyebileceğimiz noktalar.

Hyper-V replica ile gelen bir özellikti ve kabaca bir sanal makinenin network üzerinden 5 dakikada bir farklı bir Hyper-V sunucusu üzerine kopyalanması anlamına geliyordu. Sanal makinelerin küme içinde olması yada hedef Hyper-V sunucunun bir küme üyesi olması ise hiç önemli değildi. Network üzerinden yapılan aktarım hem sıkıstırma teknolojisi barındırıyor hem de sadece değişen datayı aktarıyordu yani işin kısa ve türkçe hali: ADSL ile dahi çalışabiliyordu. Saatte ortalama 200 MB yeni data üreten bir makine 1 mbps network ile 20 dakika gibi bir sürede kopyalanabiliyordu.

ile ise durum daha da can alıcı hale geldi: Artık 3 kopya barındırabiliyor ve süreleri 30 saniye, 5 dakika yada 15 dakika olarak belirleyebiliyoruz. Yine sıkıstırma yine değişen datanın kopyalanması mevcut. Düşünün ki aynı kampüs içinde replikasyon yapıyorsunuz fiziksel sorunlara yada binada oluşabilecek sorunlara karşı, aradaki network bağlantısı gayet hızlı mesela 300 mbps. Böyel bir durumda 30 saniye bir kopya almanın inanılmaz cazibesinin farkında mısınız :) Bu kopyayı da isterseniz Olaganüstü Durum Merkezi olarak kullanmakta olduğunuz başka şehir yada ülkedeki datacenterınıza da ister 5 dakika ister 15 dakikada bir kopyalamaya devam edin.

özelliği ile zaten 64 sunuculu küme oluşturup bir sanal makinenin mevcut sunucusundan 63 farklı sunucuya taşınmasına imkan sağlayabilirsiniz. Bir de bu erişilebilirliği felaket önleme adına 30 saniyede bir yan binaya oradan da 5 dakikada bir diğer sehirdeki Hyper-V sunucuya kopyalayın. Güzel ama pahalı bir çözüm gibi duruyor sanırım fakat unutmamak gerekir, Hyper-V ve bu özellikleri aslında Windows Server lisansı içinde geken tıpkı DNS server rolü gibi bir rol yani: Ücretsiz!

64 sunucu ile kurulan bir kümeden bahsederken bu yapıyı güncel tutmanın zorluklarından da bahsetmeden geçmek olmaz. Normal şartlarda Vmware olsun Microsoft olsun kim olursa olsun her üretici belirli dönemlerde güvenlik yamaları yayınlar ki yayınlanma sıklığı üç aşağı beş yukarı bellidir (kaynak kodu çaldıracak kadar basiretsiz bir firma değilseniz). Bu dönemlerde sunucuların güncellenmesi genellikle yüksek erişilebilir yapıda oldukları için kolaydır. Mesela vSphere ortamında vMotion ile sanalları taşır ESXi sunucuyu boşa çıkarır günceller yükü geri alır ve sırası ile devam edersiniz. Yada bir Windows Server Lisansı daha alır ve Update Management Server kurarsınız ki o da 5 host ve 50 VM içindir. Üstüne çıkarsanız SQL de gerekir.

Ben güncelleme yapmıyorum diyenleri duyar gibiyim ve sizleri sevdiğimi belirtmek isterim zira elimdeki kaynak kodu bir gün kullanılabilir hale getirirsem daha da yakından sevmek isterim sizi :)

Bu durum hep aynı rutin tekrarlar şeklinde gerçekleşir her ne kadar 3 ayda 1 yapıyorum deseniz de, peki bu durumu otomatize edecek bir sürece sahip olsanız daha iyi olmaz mıydı? Bu soruyu sorarken cevabını da biliyordum ve paylaşmak istedim : Cluster Aware Update. Microsofr Failover Cluster üzerinden tüm sunucularınızı kontrollü ve otomatik bir güncelleme mekanizması sunuyor sizlere. Sırası ile yapmanız gereken adımları kendi gerçekleştiriyor, live migration, host maintaince mode update/restart tekrar live migration gibi. Updateleri ister SCCM’den ister WSUS’dan alsın 64 sunucuyu da otomatize bir şekilde güncellesin.

3. Bölüm Özeti:

Sayılarla uğraşarak kolay hesap yapabileceğimizden bahsetmiştim ya, işte 64 sunuculu bir küme aynı anda sınırsız sanal makine taşıma ve 15 dakika yerine 30 saniyede bir replikasyon aslında tercih yaparken nasıl yönlenebileceğimizi bize anlatıyor sanırım. Hani puanlama yapıp bir tarafa kocaman bir 0 (yazıyla sıfır) vermek geçiyor içimden.

Tags: , , , , , , , , , ,

Windows Server 2012 R2 Hyper-V vs Vmware 5.5 – Sanallaştırmanın Sınırları

Written by Ertan Gülen. Posted in Sanallaştırma

Bu yazı dizisinde olabildiğince tarafsız duruş ile özellik karşılaştıracağız desek de üreticilerin sunduğu onlarca teknolojiden hangisini ele alırsanız ona göre farklı bir tarafı öne çıkarmış olabiliyorsunuz. Yine de en çok soru gelen yada en ilgi çeken veya ihtiyaç olduğu düşünülen başlıklar ile hareket etmek sağlıklı olacaktır.

6 başlık altında toplanacak olan bu seride sırası ile;

  1. Lisanslama
  2. Sanallaştırmanın Sınırları
  3. Yüksek Erişilebilirlik ve Felaket Kurtarma Senaryoları
  4. Veri Depolama
  5. Network
  6. Sanal Makine Desteği

başlıklarınin inceleneceğini aktarmıştır Giriş yazımızda. Şimdi ise sıradaki başlığımız ile devam edelim.

2. Sanallaştırmanın Sınırları

Çok fantastik bir başlık gibi gelse de sınırlarımızı bilip hareket etmek yönettiğimiz altyapılar için kritik öneme sahiptir.

Bu başlık altında sanallaştırma platformalarında sayılar ile karşılaştırma yapacağız, kac vcpu, kac tb ram, kac host, kaç sanal vb..

En uzağa taş atmak tabirinin belki de can alıcı bir şekilde göründüğü karşılaştırma başlığıdır sayılar ve sınırlar. Üreticiler arasında fark zamanla kapanmış ve hatta ters yönde büyümektedir bugünlerde. Windows Server 2008 ve 2008 R2 varken Microsoft çözümleri ile neredeyse hiçbir başlıkta bu tarz bir karşılaştırmaya giremiyordu fakat lansmanı ve v3 diye adlandırdığımız (Microsoft bu şekilde adlandırmasa da) sürüm sonrasında bu tablolar görülmeye değer bir hal aldı.

Neden sayılar önemlidir? Gerçekten bahsi geçen kaynaklara ihtiyacımız var mıdır?

Bu soruyu cok uzun uzadıya tartısabiliriz fakat sadece Exchange Server ve SQL Server’ın güncel sürümlerinde ortaya çıkan minimum kaynak ihtiyaçlarını bile analiz ettiğimizde artık 4 core CPU’lar yada 8 GB Ram’lerin yetmediğini görebiliyoruz. Windows Server 2008 R2 üzerinde kurulumu gerçekleştirilmiş bir Exchange Server 2007 yapısını firma ihtiyaçları doğrultusunda genişletmek ve yükseltmek istediğimizde artık 2008 R2’nin sanallaştırma sınırlarının bize yetmediğini görebiliriz. Dag yapısı içinde bir Exchange 2010/2013 yapısı kurmayı düşündüğümüzde Mailbox sunucuları 4 core ile calıstırmak pek de performans anlamında karlı bir durum oluşturmayacaktır. Keza SQL Server icin de aynı sorunlar belirmektedir. SQL 2005 yada SQL 2008 kurup 64 GB ram ile geçinebilirsiniz fakat artık SAP, Sharepoint gibi iş yüklerinde yada System Center Service Manager gibi uygulamalarda ihtiyaç duyulan SQL Server’lar ne 4 core ne de 64 GB Ram gibi sınırlar içinde kalmak istememektedir. SQL ile Datamining/BI çözümleri hayata geçirildiğinde de aynı sorun ile karşılaşmamız kaçınılmazdır.

İşte bu gibi sebeplerle artık sanallaştırma platformlarında kullanılabilir kaynak miktarlarını hayati öneme sahip olmaya başladı. Aşağıdaki tabloda görebileceğiniz özellik karşılaştırmaları üreticilerin sınırlarını gözler önüne sermektedir. Unutulmamalıdır ki bu karşılaştırmayı Hyper-V’nin 2 önceki sürümlerinde yapamazdık şimdi ise Vmware ne zaman yetişir diye tartışıyoruz.

 

Özellik Microsoft Vmware Notlar
Fiziksel Sunucu Başına Mantıksal İşlemci 320 320 5.5. ile yeni geldi
Fiziksel Sunucu Başına Bellek Miktarı 4 TB 4 TB . ile yeni geldi
Fiziksel Sunucu Başına Aktif Sanal Makine Sayısı 1024 512  
Sanal Makine Başına Cpu Miktarı 64 64 Vmware FT ile 1 vCpu ve 64 GB Ram
Sanal Makine Başına Bellek  Miktarı 1 TB 1 TB
Dinamik Bellek Yönetimi Dynamic Memory Memory Ballooning, Memory Overcommit Microsoft Cluster yapılandırılmış sanal makinelerde Memory Overcommit çalışmaz
Guest Numa Desteği Var Var Çok sayıda fiziksel Cpu olan ortamlarda çok çekirdekli sanal makine oluşturulduğunda kritik performans arttırabilir
Küme Başına Fiziksel Sunucu Sayısı 64 32  
Küme Başına Sanal Makine Sayısı 8000 4000  
Ekran Kartı Sanallaştırma (GPU) RemoteFX Virtual GPU  
USB Sanallaştırma Kısmen  USB Pass Through Remote Desktop, Windows To Go uyumlu USBler ve Enhanced Session Mode sayesinde yapılabiliyor

 

Dikkat çekici birkaç noktayı ayrıca tartışmak da fayda görüyorum.

Bir küme içerisinde (cluster da denir) 64 sunucu kime gerekir ki cümleleri çokça duyduğumuz cümleler ancak şuan hosting hizmeti vermeden 28 sunucu ile çalışan firmalar biliyoruz (banka değil) kaldı ki hosting firmalarını siz düşünün. Yada bir küme içerisinde 8000 sanal makine çok diyenler için: Tribula.com’un yayınlandığı sunucu tek bir host uzerindeki 120 sanal makineden sadece biri. Gerçek üretim ortamlarını konuşmuyoruz bile çok basit örnekler ile ilerliyoruz.

Gelelim diğer iki konuya ki biraz daha son kullanıcı işiymiş gibi hissedilen noktalar; EKran kartı sanallaştırma nedir neden gerekir gibi sorular için VDI nedir ne işe yarar gibi bir arama öneriyorum favori arama motorunuzda. USB kısmına gelince ben savunmaya geçeceğim, ne gerek var canım sanal makinede USB’ye. Ama kazın ayağı böyle değil işte. Çok ciddi kullanım alanı olan bazı muhasebe vb uygulamalarında USB token’lar ile kimlik doğrulama yada lisans kontrolü yapılabiliyor yine aynı şekilde bazı uygulamalarda harici cihazlar (usb’den ne çalışırsa düşünün bakalım) da gerekebiliyor.

Hyper-V tarafında çözüm için bazı taklalar atsak da çıkışı ile birlikte hayatımızı kolaylaştıracak yenilikler mevcut. İlki default bir özellik olan ancak disable durumda gelen Enhanced Session Özelliği: Sanal makinenizde network ayarları vb ile bağlantısı olmadan direk Hyper-V Integration Components sayesinde devreye giren bu özellik ile uzak masaüstü deneyimi yaşayabiliyorsunuz. Çok düz mantık hareket ederek uzak masaüstü bağlantısında olduğu gibi USB’leri yazıcıları ve diskleri bağlandığınız ortama aktarabiliyorsunuz. Bu arada kopyala- yapıştır ile dosya transferi de artık mümkün.

Konuşmam gerektiğine inandığım son nokta ise bellek yönetimi: İki üreticinin neredeyse tasarımsal olarak ortak noktası olmadığı icin de bu alanda da pek kesisme sağlanamıyor. Hyper-V bellek yönetimini tek bir teknoloji ile çözerken Vmware, vSphere içerisinde türlü isimler ile türlü taklalar atıyor. Kimine göre o iyi kimine göre bu fakat işin biraz daha derin teknik analizleri yapılmalı bu noktada (hatta CPU kullanımında da aynı şekilde). Eğer daha derin bir araştırma isterseniz http://tribu.la/bj adresinden ulaşabileceğiniz bir yazı mevcut.

İkinci Bölüm Özeti:

Sayılar ile konuşmak her zaman daha kolaydır. Büyük olan döver normalde. ama iş teknoloji ve sayı ilişkisine gelince bazen farklılık gösterebilir. (’nin 1 vcpu ve 64 GB ram ile calısması gibi ;) ) Mevcut özellikler arasında öne çıkanları yukarıdaki paragraflarda konuşmus olsak da teknoloji konusunda tümden gelim taraftarıyımdır yani tek tek karşılaştırma yerine genel baktığınızda sizin için hayati olan özellikleri size kısıtsız ve koşulsuz sunanı tercih etmeliyiz.

Cluster yapıldığı için bellek yönetemiyorsa clusterdan mı vazgeçeceğim kaynakların doğru kullanmasından mı sorusu ile karşı karşıya kalırsanız tercihinizi bizimle de paylaşın lütfen :)

Tags: , , , , , , , , ,

Windows Server 2012 R2 Hyper-V vs Vmware 5.5 – Lisanslama

Written by Ertan Gülen. Posted in Sanallaştırma

Bu yazı dizisinde olabildğince tarafsız duruş ile özellik karşılaştıracağız desek de üreticilerin sunduğu onlarca teknolojiden hangisini ele alırsanız ona göre farklı bir tarafı öne çıkarmış olabiliyorsunuz. Yine de en çok soru gelen yada en ilgi çeken veya ihtiyaç olduğu düşünülen başlıklar ile hareket etmek sağlıklı olacaktır.

6 başlık altında toplanacak olan bu seride sırası ile;

  1. Sanallaştırmanın Sınırları
  2. Yüksek Erişilebilirlik ve Felaket Kurtarma Senaryoları
  3. Veri Depolama
  4. Network
  5. Sanal Makine Desteği

başlıklarınin inceleneceğini aktarmıştır Giriş yazımızda. Şimdi ise sıradaki başlığımız ile devam edelim

1. Lisanslama

Mirosoft ile arasında karşılaştırma yapılırken herhalde en can alıcı noktayı en başa taşımasak olmazdı.

Lisanslama politikaları üreticilerin bu üründen beklentisine göre şekillenmektedir diye düşünüyorum. Vmware firmasının en önemli ve gelir pastasında en büyük dilime sahip ürünü olan ailesini ücretsiz sunmasını tabiki bekleyemeyiz ancak diğer yanda Microsoft Windows Server işletim sistemi içinde özelliğini tıpkı diğer roller gibi ücretsiz sunuyor. Microsoft bakış açısında DHCP kurmak, IIS kurmak yada ile sanallaştırma platformu oluşturmak arasında hiçbir fark yok. Sayılan bu hizmetleri kullanmak için Windows Server lisansınızın olması yetiyor.

Sanal makine lisanslama tarafında ise Microsoft’un rekabet kurallarındandır diye düşündüğüm eşitlikçi bir yaklaşımı mevcut. Sahip olduğunuz Windows Server lisansını sanallaştırma platformları üzerinde kullanacak iseniz Vmware, XEN yada Hyper-V olması birşey değiştirmiyor. Aşağıdaki tabloda Windows Server Sürümleri ve sanal platformda sunduğu ücretsiz lisans adetlerini görebilirsiniz.

 

Sürüm Ücretsiz Lisanslanabilen Sanal Makine Sayısı
Standart 2
Windows Server 2012 Datacenter Sınırsız

Bunun yanında platform olarak baktığınızda ise ücretsiz alternatifler de mevcut üreticiler tarafında. Microsoft’un ücretsiz Hyper-V Server 2012 R2 sürümü ve Vmware’in vSphere Hypervisor ürünü. Teknik detaylarına çok girmek istemiyorum zira profesyonel bir çözüm ile sanallaştırma yapmak ve tüm nimetlerinden faydalanmak istiyorum diyorsanız zaten vSphere Hypervisor size hiçbir şekilde yetmeyecektir. Bunun yanında Microsoft’un ücretsiz çözümü Hyper-V Server 2012 R2 ile çalışacağım derseniz yukarıda belirtilen lisanslama tablosundaki haklar haric (yani sanal makine lisanslama) geri kalan tüm teknik detayları ile parasını verip aldığınız Windows Server sürümü ile aynı ürüne sahip olur ve tüm özellikleri ile sanallaştırma platformu kurmus olabilirsiniz.

Merak ederim ben ücretsiz sürümleri de derseniz aşağıdaki linklerden ürünlerin sayfasına ulaşabilir ve detayları görebilirsiniz:

1. Hyper-V Server 2012 R2

2. Vmware vSphere Hypervisor

Dediğimiz gibi ücretsiz sürümlerde bir karşılaştırma yapmak mümkün değil çünkü en basitinden cluster olup birden çok hpstu bir küme içinde kullanmak isterseniz;

vSphere Hypervisor yani ücretsiz sürüm bunu berecemeyecektir.

Peki ücretsiz olan Hyper-V Server 2012 R2? 64 sunucuyu aynı küme içinde çalıştırabilirsiniz.

Ücretli sürümlere gelip artık karşılaştırma tabloları oluşturmaya başlarsak aslında iki ürün arasındaki farkları daha net görmüş olabiliriz.

Bu karşılaştırma tablolarında ;

Microsoft çözümü : Windows Server Datacenter sürümü + System Center Datacenter sürümü

Vmware çözümü: vSphere Enterprise Plus + vCenter Server

ile sağlanmakta ve tüm değerler iki üreticinin sanallaştırma ve yönetim yazılımı dahil paketi için sunulmaktadır.  Fakat unutulmamalıdır ki bu karşılaştırmada taraflar eşit bir dövüş içinde değildir zira Vmware firması vCenter’ı tek başına satmakta ve lisanslamakta iken Microsoft da System Center Virtual Machine Manager tek başına satılan bir ürün olmadığı için System Center ürün ailesi tek bir lisans ile alınabildiği için tüm aile konuşulmaktadır. (Ticaret ve rekabet yada gücün ezici üstünlüğü böyle birşey)

 

Özellik Microsoft Vmware Notlar
Lisanslama Modeli CPU CPU  
Lisans Başına CPU Sayısı 2 1  
Lisans Başına Yönetilebilen VM Sayısı Sınırsız Sınırsız  
Lisans Başına Windows Server VM Sayısı Sınırsız 0  
Özel Bulut Özellikleri İçerisinde Vmware vCloud Suite gerekir  

İlk Bölüm Özeti:

Para herşey değildir diyebilirsiniz tabiki ancak iki ürün de sizin ihtiyaçlarınızı karşılayabilirken neden daha pahalısını seçesiniz. Hyper-V mi Vmware mi tercihi yaparken öncelikli nokta maliyet olsun yada olmasın lisanslama modeli çok şey değiştirebilir. Zaten Windows Server lisanslarına sahipseniz yanı ücretsiz sanallaştırma altyapısına sahip bir ürüne, aynı özellikler için IT bütçesinden harcamak mantıklı mı? Bu harcamayı yada yatırımı System Center tarafına yapıp Özel buluta doğru yola çıkabilir ve esnek, kabiliyetli bir altyapı sahibi de olabilirsiniz.

Tags: , , , , , , ,

Oracle E-Business Suite R12 için Hyper-V Desteği Açıklandı

Written by Ertan Gülen. Posted in Sanallaştırma

tarafında üzerinde çalışacabilen uygulamalar hakkında daha önce yazmıştım fakat bu sefer biraz daha farklı bir ürün desteğini sizlerle paylaşmak istedim:

R12

Oracle’ın bu ürünü ile firmanız kapsamında kaynak planlama, tedarik zinciri yönetimi ve satın alma gibi işlemleri yapabilirsiniz. Aslında bir nevi paket çözüm olan uygulamanın daha detaylı bilgisine http://tribu.la/b2 linkinden erişebilirsiniz.

Oracle Türkiye’den Fatih Tüfekcinin destek ve ürün sertifikası hakkında yazısına ise http://tribu.la/b3 linkinden erişebilirsiniz.

Yazının orjinaline ise http://tribu.la/b4 linkinden erişebilirsiniz.

Tags: , , ,